ANA SAYFA
TARİHÇEMİZ
KADROMUZ
HEDEFLERİMİZ
STRATEJİLERİMİZ
REHBERLİK
GALERİLER
BESLENME
YAZ OKULU
İLETİŞİM
 
 
ARAMA MOTORU

 Kelime :
SINAV KAYGISI (Bütün Velilerimizin ve Öğrencilerimizin dikkatle okuması önerilir.)

13 Mayıs 2009 Çarşamba - Okunma Sayısı : 0
 

ZENGİNTEST DERSHANESİ

 

SINAV KAYGISI

 

Sınav kaygısını önlemek zor; ama azaltmak mümkün

 

Kaygı Nedir?

 

Genel anlamda kaygı; kaynağı belirsiz bir korkudur. Korku duygusu insanların tehlikeler karşısında kendisini koruyabilmek için verdiği bir tepkidir. Korku sırasında birey çeşitli duygusal ve fiziksel tepkiler verir. Tepkilerin şiddeti korkunun şiddetiyle doğru orantılıdır. Korku sırasında insan, bedensel ve zihinsel güçlerini, korku yaratan tehdidi ortadan kaldırma amacına yönelik olarak kullanmaya çalışır. Bundan dolayı herhangi bir şeyden veya durumdan korkmak normal bir tepkidir. Sınav öncesinde öğrenilen bilgilerin, sınav sırasında etkili biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan, yoğun duygulanıma sınav kaygısı denir.

       

Hiç Kaygı Olmamalı mıdır?

 

 Sınav yaklaştıkça öğrencideki kaygı düzeyi de artmaktadır. Öğrenme faaliyetlerinin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için belirli düzeyde kaygılanmaya ihtiyaç vardır. Belirli düzeydeki kaygı güdüleyicidir. Bu durumda bellek daha açık ve vücut zor şeylere karşı savunmaya hazır olur. Bu da kişinin performansını olumlu yönde etkiler ve öğrenme faaliyetlerinin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesini sağlar. Burada dikkat edilmesi gereken şudur: Bir duyguya kapıldığınızda onu doğuran olayı değiştiremiyorsanız, olay hakkındaki düşüncelerinizi değiştirerek duygularınızı kontrol edebilmelisiniz. Yani sınav kaygısı yaşıyorsanız, sınavı ortadan kaldıramayacağınıza göre sınav kaygınızı kontrol altına alabilmek için sınav hakkındaki düşünce ve inançlarınızı değiştirmelisiniz. Kaygının azı karar çoğu zarardır. 

 

Kaygıyı Doğuran Etkenler

 

Sınav  yaklaştıkça bireyde heyecanın artması, kendini kötü hissetme, tedirginlik ve güvensizlik, ağlama nöbetleri ve sınavdan kaçma düşünceleri görülüyorsa bu kişi sınav kaygısı yaşıyor demektir. Kaygılanma anını yaşayan öğrencilerde hızlı kalp atışları, titreme, ağız kurluğu, sesin kısılması, aşırı terleme, yüzün kızarması baş ağrıları ve mide kasılması gibi bedensel tepkiler görülür. Bunlarla beraber bazı kişilerde psikolojik tepkilere de rastlanır. Bunlar; dikkati toplayamama, öğrenilen bilgileri hafızaya alamama, güvensizlik, uyuyamama, aşırı sinirlilik gibi hallerdir.

    

Kaygı durumunda bireyin tepkileri kontrolsüzdür. Kaygı, temelde kişiye rahatsızlık veren olayın kendisinden değil, olayın kişi için taşıdığı anlamdan kaynaklanır. Yani öğrencinin sınavdan korkması değil Sınavda başarısız olma korkusunu yaşaması kaygıyı doğurur. Çünkü burada öğrenci sınavı değil sınavın sonucunu düşünür. Sınavı öğrenilen bilgilerin test edilmesi olarak algılamaz. Bu sınavla birlikte; Kendi kişiliğinin ve varlığının değerlendirileceğini sanır. Öğrenci, “Ya başaramazsam, arkadaşlarım kazanır ben kazanamazsam, anneme, babama, arkadaşlarıma, öğretmenlerime…. ne derim.”  şeklinde düşünür bu da kaygı doğurur.

 

Ayrıca, öğrencilerin anne ve babalarının; “Kazanamazsan, herkese rezil oluruz.”, “Verdiğim emekleri helal etmem.”  gibi  yaklaşım sergilemeleri ve çocuklarını çeşitli sosyal ve kültürel ihtiyaçları olan bir insan gibi değil de bir ders çalışma makinesi olarak kabul etmeleri, çalışmadığı zaman sürekli tehditler savurmaları, çocuklarının kapasitesinin üstündeki beklentileri kaygılanmaya yol açan çevresel faktörlerdir.

 

Öğrencinin; “Ben aptal bir insanım”, “Kesinlikle tembelim.” “Şimdi başaramazsam ileride hiç başaramam”, “Çalışmadığım için sınavı kazanamam.” gibi düşünce ve inançlarla  kendini etiketlemesi kaygılanmasına neden olur.

 

Kaygıyı Azaltmanın Yolları

 

·         Yoğun olarak sınava hazırlanmayı son günlere bırakmayın. Bu etkisiz çalışma yöntemidir. Aylarca, haftalarca çalışmayı gerektiren bilgiyi sınavdan önceki birkaç güne bırakmak pek bir işe yaramaz.  Son günlerdeki çalışmadan ötürü kendinizi baskı altında hissedersiniz bu da kaygıya sebep olur. Böylelikle derslere konsantre olamazsınız.

 

·         İlk yapacağınız işlerden biri; çalışmayla ilgili düşünce tarzınızı değiştirmek olmalı: Çalışmayla ilgili düşünüş şeklinizi değiştirmek performansınızı olumlu etkiler. Çalışma, başarı ve notlar kişilik değerlerinizin bir ölçüsü değildir.Belki de; kendi kişiliğinizi, aldığımız not ve elde ettiğiniz başarıya göre değerlendirmektesiniz. Bu şekilde düşünmek çalışmayı erişilmez bir kavram şeklinde düşünmenize neden olur. Bu tarz düşünme biçimi kaygıya yol açar. Bu da öğrenme kapasitenizi azaltır. Sınavların kişilik değerlerinizi değil bilgilerinizi test ettiğini hiç unutmayın.  

 

·         Sınavı ölüm- kalım savaşı olarak görmeyin. “Mutlaka başarmalıyım”, “Yapmalıyım”  gibi sözler olayı istek değil zorunluluk haline getirir.  Böyle sözlerin yerine “Başarabilirim”, “Yapabilirim “ şeklinde düşünün.

 

·         Deneme sınavlarındaki başarısızlıklarınızı değil, başarılarınızı düşünün. Geçmişte yaşadığınız olaylar için üzülmeniz gelecekte yaşayacağınız olayları değiştirmez. O olaylardan ders alın ve geleceğinizi ona göre planlayın.

 

·         Kalan Zamanınızı iyi kullanmaya ve planlamaya çalışın. Zaman kullanımındaki düzensizlikler kaygılanmanıza yol açar.

 

 

 

·         Zevk aldığınız şeylere ve hobilerinize hafta içinde en az birkaç saat ayırın. Sinemaya gitmek ya da açık havada gezmek gerginliği azaltır.

 

·         Beslenmenize dikkat edin. Sizi rahatsız edecek ağır yemeklerden kaçının yeterli uyku da çok önemlidir. İyi dinlenmiş öğrenciler, sınava yorgun öğrencilerden daha fazla hakimdir.

 

·         Test Çözme Tekniğine Uyun: Sınavlarda başarılı olmak test çözme becerisi kazanmayı gerektirir. Çünkü bu sınavlara müracaat eden aday sayısı her geçen yıl artmakta ve kontenjanlarda sınırlı kalmaktadır.

Test tekniğine dayalı sınavlarda başarısızlığın nedeni genellikle bilgi eksikliğinden değil, sorulara yaklaşım tarzı veya soru sitiline aşikar olmamaktan kaynaklanır. Test tecrübesi sınav sonucunu etkileyen en önemli etkenlerdendir. 

 

          Test Çözme Tekniği:

 

·         Uzun paragraftan oluşan soruları “uzun soru  zordur” yargısında bulunarak o soruyu okumadan geçmeyin.

·         Paragraf sorularında önce soru kökünü okursanız paragrafı daha kolay ve kısa sürede anlarsınız. Bu ise soruyu daha çabuk çözeceğiniz anlamına gelir.

·         Çözemediğiniz sorular için stres yapmayın. Her öğrencinin çözemediği sorular mutlaka çıkar.

·         Bütün şıkları okumadan doğruluğuna inandığınız  şıkkı işaretlemeyin. Çünkü bazı sorular sizden en doğru cevabı bulmanızı ister.

·         Dört şıktan oluşan bir sorunun; bir doğru cevabı, bir çeldirici ve iki tane de kendi içinde doğru fakat kesinlikle cevap olmayan şıkları vardır.

·         Cevap şıklarında cevaba benzeyen bir şık bulunur. Bunlara çeldirici denir. Çeldiriciler ilk bakışta cevap gibi algılanır ama ufak bir zihinsel egzersizle doğru cevabı bulmanız mümkün olur.

·         Turlu soru çözme yöntemi uygulayın. Cevaplandırılamayan soruların yanına soru işareti (?) , koyun. İkinci turda bu soruları çözmeye çalışın.

·         Kesinlikle çözemeyeceğinizi düşündüğünüz sorunun yanına eksi (-) işareti koyarak bu soru ile zaman kaybetmeyin.

·         Cevap şıklarından sorunun çözümüne gitmek de test tekniğinin önemli bir yoludur.

·         Cevap şıklarını okurken 2 şıkka indirebilmişseniz bunlardan birisini seçmenizde hiçbir sakınca yoktur.

·         Kodlamalar ya her sorudan sonra ya da sayfa sonlarında yapılmalıdır.

 

 

           Sonuç :

 

Mutlu ve rahat yaşamak sınavlara bağlanır. Yaşayanlar o anki duyguları çok iyi bilirler. Heyecan, telaş, korku, umutsuzluk…

Sınava girecek adaya, herkes iyi niyetle yardımcı olmaya çalışır. Veliler: “kazanmalısın” diyerek baskı kurar, gece gündüz çalıştırır , sürekli arkadaş, sınıf, okul ya da dershanelerde yarış ettirir. Rakiplerinden geri kalmamak ve onları geçmek için biraz daha yüklenirler . Oysa bütün bunlar, kazandıran değil daha sınava girmeden kaybettiren gerçeklerdir.

    

Aslında başarmak zor değil: Adaya, baskı kurmadan, dinlenme, eğlenme ve çalışma zamanlarını planlayarak etkili bir moral ve ödüllendirme ile öğrencilerden kaynaklanmayan, olumsuzluk ve engelleri öğrenciye yüklemeden ve öğrenciyi kendisi ile yarıştırarak başarıyı yakalamak mümkündür. Bütün bunlar zaten sınavın değil yaşamın şartlarıdır.

 

Burada önemli olan, geçmiş ve gelecek arasında savrulmadan bugünü yaşamaktır. Bazı insanlar geçmiş yaşantıları ile gelecekte yaşayacaklarına inandıkları olaylar arasında gidip gelmekten bugünü yaşayamazlar. Geçmiş yeniden yaşanmaz. “O” tedavülden kaldırılmış bir para gibidir. Ancak geçmişte olanlardan ders çıkararak, hayallerimizi gerçekleştirmeyi de geleceğe bırakarak bugünü yaşamalıyız.

    

       Bütün öğrencilerimizin hayallerini gerçekleştirmeleri dileğiyle…

                                                                                                               

 

 

 

                                                                                                                                 İsmail ZENGİN

                                                                                                                       Zengintest Dershanesi

                                                                                                                               Kurucu Müdür

 

 

 

   Kaynakça:  Prof. Dr. Acar BALTAŞ  (Üstün Başarı)

 

 


 
 
ATATÜRK DİYOR Kİ;

Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.
DERSHANEMİZ'DEN HABERLER
DERS PROGRAMLARI
VAKİT ÇİZELGESİ
TANITIM KATALOĞU
SINAV TAKVİMİ
 
 
İSTATİSTİK

ZİYARETÇİ  
   
Bugün : 6
Toplam : 66528
Online : 1
   
IP NO  
   
38.107.191.105



Copyright © 2008
Zengintest Dershanesi
Tasarım ve Programlama : Teraweb